son zil...

Okulların kapanmasına çooook az bi süre kaldı hepimizin bildiği gibi.ama biz öğrencilerin dertleri hiç bitmiyor. Tam "ohh rahatladık, sınavlar da bitti" falan derken bir bakıyosun "sınavlar bitti ama abi ben sınıfta kalıyorum" diyosun. işte o an yumurtanın şeye dayandıgı noktadır.


*İlk bi kredi hesabına girersin. ders notlarını ders saatlerine falan çarparsın. onlarca kez, aynı sonucun çıkıcagını bile bile yaparsın bunu. niye, çünkü sen çaresizsin. niye, çünkü çaresiz insanlar genelde mallaşırlar.

*Sonra sene boyunca annene ve babana "ooo herşey çiçek gibi yaa" "veli toplantısına ne gidicen allasen sen bana güvenmiyormusun" gibi bini bin para olan yalanları sıkmışındır. Ana babada bi beklenti içinde tabi...Her gün sorarlar... Sen onun baskısı altındadırsın...

*3.aşama ah-vah-keşke sendromudur. Kendi kendine "Ne vardı kıçın bi yer yüzü, elin bi kitap yüzü görseyi" dersin. Millete "Ohhooo ben çalışsam var yaa fişek! Kimse tutamaz beni" dersin. Ama ne çare insan kendini kandıramaz. Yapamazsın, bilirsin.

*4. aşama "sözlü notu dilenme". Bu dönemde hayatında öğretmenle "sus, konuşma,sağ ol" falan dışında muhabbeti olmayan kişiler bi bakarsın koridorda utanmasa hocanın kıçına girecek. Bide şey vardır "hocam tek sizin dersiniz zayıf". ulan hepsinden kalıyon!!

*Son aşama "karne". orası zaten fena...Bütün çabaların boşuna girmiştir. sene sonunda sarf ettigin eforun yarısını sene boyunca sarf etmiş olsaydın resmen belge sıçardın, ama yapmamışsındır! Hey-hat dersin "salla". Ama işte evdekiler pek böle düşünen insanlar diiil.

not:benim derslerim cidden güzel, karnemde çiçek gibi bunu belirtiyim. nerden biliyosun peki bunları derseniz bizim okuln yarısından fazlası böle lan. Göremen lazım millet koridorda ağlıyor. utanmasalar öğretmenler odasında yatıcaklar. ahahaha çok mutlu oluyorum onları izlemekten.
Hayvanım biliyorum ama tutamıyorum kendimi...



gerksiz şeyler bunlar...

Mesela arka arkaya ve hızlıca"tesadüfen" deyince sanki yabancı bi kelime sölüyomuşsunuz gibi oluyor.
Bak "tesadüfen,tesadüfen,tesadüfen,tesadüfen..."
Çok saçmayım galiba...

merhabalar

canlarım merhaba.
bitter dedi madem yazı yazmıyosun bi merhaba de blog sakinlerine.
bende merhaba demek istedim o yüzden.
söz veriyorum ilham perileri uğradığı zaman ve bazı sorunlarımı hallettiğim zaman aranıza tam olarak karışacağım:)

sevgiler:)

Öğretmenim canım benim canım benim sonrası neydi lağn xD


Bitter ilkokul anılarına inince benim anılarım da otomatik olarak güncellendi. Sonuçta Bitterle aramızda henüz çözemediğimiz fakat çok güçlü olan bağlar var. Hatta bi ara yazısını okurken "yüzüne sonradan baktığı sıra arkadaşı ben miydim ki ? " moduna girdim aslejklekw . Çnk bnm de bi anaokulu arkadaşım var kız yıllardır benden kaçar. Face'de ekledim kabul etmedi lağn o derece. klasjekljdre. Bende inatla tekrar ekledim sonra kız kabul etmiş. Ee korkuyo tabi psikopatım ya ben nolur nolmaz bulaşmayım dedi heralde aselkmedrw.
Yanlız Bitter dumur olcan şimdi : Kızla adaşsınız asekjlkwjfrwe.

Neyse ilkokula başladığım ilk günden beynime nakışla işlenmiş hala daha unutamadığım beslenme olayı var. Annem ilk gün bana beslenme olmaz diye yiyecek bişi hazırlamadı lağn. İkinci dersin sonuna doğru herkes beslenme çantasını açtı ben öle kaldım. Ama kantin denen şey vardı tabiki. Babam gitmiş hemen bana Halley+meyve suyu almış. O günden beri bana bi Halley oluyo akjshekjrhdnew .
Hocamız da esmer , kısa boylu , zayıf ve kıvırcık saçlı bi kadındı. Babam gördüğü andaki şoku hala atlatamadı. Bende o kadının elinde okuduktan sonra pısırık ama çalışkan bi öğrenci oldum. Ki anaokulunda çok konuştuğum için hoca bi kere dediğim şeyi dinlememişti. Ve cidden önemliydi yani. Doğum günü hediyemi başka çocuğa vermişti beni dinlemediği için asekljmew. Bende eve gidince anneme sölemiştim. Arkadaşımın annesiyle tanışık olduklarından geri almıştım kitabımı hahaha .
Sonra bi gün bi kız yüzünden tokat atmıştı bana. Kız sıra arkadaşımdı ve çok konuşuyodu derste. Bende hiç onla ilgilenmeden dersimi dinliyodum. Tabi arada " öff sus " modlarında bikaç cümle kurmuş olabilirim. Ve büyük ihtimalle de hoca o anı görüp ikimize birden yapıştırdı. Sonrasını hatırlamıyorum. Ama yediğim ilk ve son tokattı.
Ve Bitter yine dumur ol : O kızla da adaşsın.
Bi keresinde de sınıfta kayıp silgi bulmuştum. Hoca da karşı sınıfa gitti diye hemen tahtaya çıkıp " Bu kimiiiiiiin ? " diye bağırmıştım. Hoca gelince bir kızdı. Hatta cetvelle elime vurmuştu.
Sonra hocaya masaj yapmak için sıraya girerdik lağn. Hep omuzları ağrırdı. Kimi isterse göz kırpardı biz de giderdik. Sonra yoruldun diyip başkasını çağrırdı.
Yanlız hocamı çok severim lağn. 5. sınıfın son günü ne ağlamıştım. Onun sayesinde disiplinli ve çalışkan bi kız oldum. Pısırıklığımı da zamanla attım ztn. Hala görüşürüz. Ama bizden sonra bi 5lik daha okuttu ve bu sene emekli oldu. Keşke her öğrenci Kezban hoca gibi bir hocanın öğrencisi olabilse..
Herşeye rağmen güzel bi 5 yıldı..
Uykulu Su

can desem canım desem heryerde sen öğretmenimjdhfkdh


Hepimizin İlkokul hayatında "ne boktan gündü yaa" dediği zamanlar olmuştur. Bi düşündüm diger insanların böyle günleri sayılıyken benim bütün ilkokul hayatım berbat geçmiş . Resmen cehennem azabı o derece yani.
Hemen açıklim. Ben küçükken feci pısırık bi çocuktum. Annem hep "sen arap atı gibi sonradan açıldın" der bana. Şey gibi oldu blogcan ,Bitter açılmadan önce açılmadan sonra jahdujdhgj!! Nese asıl konumuza dönelim. Ne diyoduk işte ben çok pısırıkmışım. 1. sınıfa başlıcam okulun ilk günü daha bi fena olmuşum. ee tabi karşımda benim 21456354 katım bi kadın, bonus saçlar, kıpırmızı ruj, boynunda öğretmen fuları "8 sene benimsin" bakışı atıyor!! Hacı hani bırak 7 yaşında çocugu 77 yaşında koca adamda korkar yapmayalım lütfen. Ama tabi karizmyı çizdirmemek adına ağlamıyorum diğer çocuklar gibi olmiyim bi havam olsun. İlerde çünkü konuşulucak "kim ağladı kim ağlamadı" diye arkadaş meclisinde bilirim!
Nese sınıfa girdim annem zorla bi kızın yanına oturtturmaya çalışıyo beni. Oturdum sıraya, daha kızın yüzünü görmedim tabi rahatım, kafamı bi çevirdim anaokulundaki en nefret ettiğim kız!! Bi anda dünya başıma yıkıldı resmen, zaten bu kişi benim bütün bi anaokul hayatımı mahvetmiş şimdide 8 senemi mahvedemez!! Hoş sonra bu kız en yakın arkadaşım oldu ayrı orası.
Ben ve adını vermek istemeyen bir kaç çocuk ilerleyen zamanlarda çok sıkı fıkı arkadaş olduk. Gayet güle oynaya geçirdik bi 2 seneyi. Tabi bizim bonus cadı dururmu para kazanmak için bizim grubun velilerine "sizin çocugunuz öbürlerinden biraz daha geri ben ona özel ders vereyim ama bundan kimsenin haberi olmasın" diyo. Tabi gereksiz veli hırsı "beniim çocugum geri kalmamalı geri kalmamalı" falan diyo ve bu cadı kadın evimin içine kadar giriyo. Bide öküz gibi bagırıyodu yaa!! Hani anneannem evde olmasa orda dövücek beni. kadın "2+2 ne Bitter" diye soruyo "4" diyemiyosun öle bi bakıyoki "4 ama ya diilse ya 5 se du parmagımla sayim inanmıyorum yaaa" falan gibi düşünceler geçiyo aklından!! tam o sırada cadı hocanın gazabından beni anneannme kurtarıyo. "Ayyy size kek yaptım" tabi hoca keki görünce geçiçi bi hafıza kaybına ugruyo beni tamamen unutuyor. Öle bi kadındı yaaa ciddiyim ben!!
Nese bi gün o anaokul arkadaşıyla konuşurken bana "Bitter sana bişi dicem ama kimseye söleme bana ayı öğretmen özel ders veriyo" diyo anammmmmm şok şok şok "ee banada veriyo" diyorum. Biz meraklı kişiler olarak bütün sınıfın agzını arıyoruz ve daha bi çok kişide bizim gibi aynı dertten muzdarip. Sonrasını tahmin eidyosunuzdur artık. Hocanın bize bagırması bi daha evimize gelmemesi falan çok feci olaylar.
Ortaokul ilkokula göre biraz daha sakin geçti. ayı hocanın bi üst modeli Ferda vardı. O sadece incecik sesiyle etrafa çemkirir dururdu. Ferdanın bi üst modeli Mediha vardı ki sormayın. Dersi adamı ölmeden topraga gömer öle bi kadın. Ama gariptir ben bütün öğretmenleri o zaman ilkokul hocam gibi biliyorum bu kadın ders dışında melek olurdu resmen!! Hatta bi gün ameliyat oldu ziyarete gidiyolardı bizde dersten yırtmak adına bi kaç öğrenci sınıf aaaanneeeemiz Melek teyzenin peşine takıldık. Tabi altan alttanda korkuyoruz sonuçta "Medihanın evi" lan!! Nese bi gittik kadın nasıl mutlu nasıl mutlu anlatamam size yaa. O günden sonra anladım ki hiç bi insan göründügü gibi değil ekjfjkfhıwj.(hemen hayat dersi olayına girdim yannız)
Hani bunu niye anlattın şimdi bi yere bağlada öle git diyebilirsiniz, normal. İlerde saçma sapan bi hareketimi gördügünüzde "dengesiz lan bu nerden düştü annamadım ki" gibi şeler demeyin diye anlattım. Bilin öle konuşun böle bi geçmişim var benim. Lütfen ama!!


Saraydaki Susam Kız

Geçen gün annem Saray'ın susamlı yuvarlak halkalarından almış. Yuvarlak halka yanlız . lkasjrkljcmew. İkisi de aynı şey kızııııığm dediğinizi duyar gibiyim. Neyse Craxların türünden olan bisküvi çeşiti ya. Anlayın artık.
Paketi açtım, geldim gittim yedim. Hatta yuvarlak oldukları için bi ara 5 parmağıma birden 4er 5er taktım da yedim. Öle de bi insanım işte. Neyse paketi bitirip rahat ettim tam çöpe atıcam üstünü okuyasım geldi. Bi baktım susamlı yazıyo. Sonra yediklerimi düşündüm üstünde susam denen şey yoktu. Bi de paketin içine bakim dedim ve içindekileri tabağa boşalttım. Yaklaşık bi çay tabağı kadar susam bana tabaktan " Niye bizi yemedin ? " bakışlarıyla sitem ettiler.Bende " Ağzımın yolunu biliyodunuz gelseydiniz ben napim." bakışlarıyla cevap verdim onlara. Ve el bile sallamadan çöpe döktüm.
Benim anlamadığım şey susamlar pakete sonradan mı dökülüyo ?
Mesela Biskrem'in incirlisi var.Paketin içine incirle bisküviyi ayrı mı koyuyolar ?
Yoo.
Ee o zaman susamlar niye ayrı be üretici arkadaş !


Uykulu Su

sıcacık pideler...

Pide kuyrukları çok garip yerler. Çeşit çeşit, desen desen insanlar var.

1.grup:
Bunlar genellikle gençlerden oluşur. Mahallenin yağız delikanlıları, çıtıpıtı genç kızları bu grubun içine girer. Varla yok bi zekaya sahiplerdir. Hep yüksek sesle konuşurlar. Kıçlarındaki telefon hiç düşmez. Sıranın %65 ini tanırlar. Sevdikleri kişilere "kangaaa" diye seslenirlenirler. Fırındaki çalışanlar onların abileri ve ablalarıdır. Kıyafetleri her zaman düğüne gidicek kıvamda olur, makyajlar tam saçlar yapılıdır. Pideyi aldıktan sonra en arka taraftaki kangaaa larına nispet yaparlar.

2.grup:
Bu grubu ise yaşını başını almış hacı dedelerimiz oluşturur. Her zaman bir "hacı baba gel hemen al ,sen yorulma bitmez bu sıra" muamelesi yapılır onlara. İçten içten "Allahhhh" demeleriyle bütün kuyrugun dikkatini çekerler. Fırındaki çalışanlar her zaman onlara saygı gösterir. Pideyi aldıktan sonra herkese iyi iftarlar dilerler, bol bol dua ederler.

3.grup:
Çığırdan çıkmış ilkokul bebeleri bu gruptadır. Başlıca konuları; çizgi filmler, pidenin nasıl yapıldıgı, kuyrukta kaç kişi oldugu, cipslerden çıkan şeyler, oyun kartlarıdır. Genellikle ebeveyin zoruyla bekletildikleri için hep bi kahır-bela durumu içerisindelerdir. Habire konuşurlar, konuştukça insanın içini bayarlar. insanı adeta çocuklardan soğuturlar.Pideyi aldıktan sonra 1.gruptaki minimal dimalar gibi arkada kalanlara hava atarlar.

4.grup:
İşten gelmiş kişiler bu grubu oluşturur. Onlar takım elbise giyerler. Suratlarında "iş insanıyım ben, bu sıralarda işim ne yaa, zaten açım çekilcek çilemi bu bide carcar konuşup duruyo millet içim kayıldı valla" ifadesi hakimdir. Bagıra bagıra ben buralara ait değilim der gözleri. Pideyi aldıktan sonra insanlara ters ters bakarak hızlı adımlarla uzaklaşırlar.

Ve 5.grup (içinde bende varım):
Kimseyi tanımazlar. Evdeki kıyafetleriyle gelmişlerdir. En müthiş, en zararsız gruptur (kendi içinde bulundugum grup diye demiyorum blogcan hemen yanlış anlıyosun sen haa) öpülüp baş tacı edilesi kişilerdir. Sevin onları...

Pide kuyrukları eğlencelidir... Gelenektir... Unutmayalım... Ramazanda ekmek değil pide alalım!!